close
İçeriğe atla

gün

Vikisözlük sitesinden
Image Ayrıca bakınız: -gun, Gun, Gün, gun, gùn, guṅ, gǔn, gündüz

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Osmanlı Türkçesi كون, Eski Türkçe kün (kün).

gün (belirtme hâli günü, çoğulu günler)

  1. (gök bilimi) Güneş
  2. Güneş ışığı
  3. gündüz
  4. Yer yuvarlağının kendi ekseni etrafında bir kez dönmesiyle geçen 24 saatlik süre; ruz.
    • Kız kardeşi üç yıl, bir gün olsun canı sıkılmadan yaşadı Tatvan'da.
  5. (zaman) İçinde bulunulan zaman.
    • "Aylıkları, günün ihtiyaçları karşısında devede kulak gibi kalıyordu." - Reşat Nuri Güntekin
  6. Zaman, sıra.
    • "Ama şu son günlerde büyük bir ilerleme olmuştu kadında." - Ayşe Kulin
  7. Çağ, devir.
  8. İyi yaşanmış zaman
    • Zavallı gün görmedi.
    • Bayram niteliğinde özel gün.
    • Bugün Fransızların günü imiş.
  9. Belirli günlerde ev hanımlarının konuk ağırlamak için yaptıkları toplantı.
    • Yarın Ayşe Hanım'ın günü.

Çekimleme

[düzenle]

Atasözleri

[düzenle]

Deyimler

[düzenle]

gün ağarmak, gün almak, gün atmak, gün batmak, gün bugün, gün doğmadan kimliği söylenmez, gün doğmadan neler doğar, gün doğmak, (birine) gün doğmak, güne göre kürk giyinmek gerek, gün eylemek, gün geçer, kin geçmez, gün geçirmek (veya öldürmek), (birine) gün geçmek, gün gibi açık, gün görmemek, gün güne uymaz, gün kavuşmak, gün koymak, günlerden bir gün, günleri gece olmak, günleri sayılı olmak, gün meselesi, gün ola harman ola, gün olur yılı besler, yıl olur günü beslemez, gün saymak, günü kurtarmak, gününü kurtarmak, günü dolmak, günü gününe uymaz, gününü saymak, günlerini saymak], gününü doldurmak, gününü görmek, gününü göstermek, gününü gün etmek, günü yetmek, gün yemek, gün yüzü görmemek, gün yüzü görmemiş söz, gün yüzü görmemiş küfür, gün yüzüne çıkmak

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

günâşık, günaşırı, günaydın, gün balı, gün balığı, gün batımı, gün batısı, günbegün, günberi, gün boyu, günçiçeği, gün dikilmesi, gün doğusu, gündöndü, gün dönümü, gün durumu, güngörmez, güngörmüş, gün gülü, gün günden, günısı, gün ışığı, günindi, gün merkezli, gün ortası, günöte, Gün tutulması, gün tün eşitliği, gün yağmuru, gün yayı, gün yeli, bir gün, günden güne, günebakan, günler günü, günübirlik, günü geçmiş, günü gününe, günün adamı, günün birinde, ala gün, artık gün, ay gün takvimi, ay gün yılı, bir gün, ek gün, ertesi gün hapı, her gün, ilk gün zarfı, iyi gün, iyi gün dostu, kara gün, kara gün dostu, mübarek gün, öbür gün, ön gün, öte gün, özel gün kartı, özel gün zarfı, tam gün, yarım gün, bugünkü günde, ana baba günü, arife günü, aşure günü, bayram günü, çalışma günü, doğum günü, güneş günü, halk günü, hesap günü, imza günü, iş günü, kabul günü, kandil günü, kış günü, kıyamet günü, mahşer günü, okuma günü, paça günü, yaş günü, yıldız günü

Çeviriler

[düzenle]

Kaynakça

[düzenle]

Azerice

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe kün (kün).

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: gün

gün

  1. (zaman) gün

Ek okumalar

[düzenle]
  • Azerice Vikipedi'de gün

Gagavuzca

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe kün (kün).

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: gün

gün

  1. (zaman) gün

Kaynakça

[düzenle]
  • Etymological Dictionaries - Andras Rajki

Ek okumalar

[düzenle]
  • Gagavuzca Vikipedi'de gün

Türkmence

[düzenle]

Köken

[düzenle]

Eski Türkçe kün (kün).

Söyleniş

[düzenle]
  • Heceleme: gün

gün

  1. (zaman) gün

Kaynakça

[düzenle]
  • KÚNOS, Dr. Ignaz (1902). Şeyh Süleyman Efendi, Çağatayca-Osmanlıca Sözlük. Budapeşte: Section Orientale de la Société Ethnographique Hongroise.

Ek okumalar

[düzenle]
  • Türkmence Vikipedi'de gün